Evrim, Bilim mi? İnanç mı?


Evrim araştırmasında, Türkiye’nin evrim teorisine en az inanan ülke olduğu ortaya çıktı.

Uluslararası bilim dergisi Science, 2005 yılında Amerika Birleşik Devletleri ve 32 Avrupa ülkesinde yaptığı evrim araştırmasının sonuçlarını yayınladı. Bu ülkelerde yaptığı araştırmada, “İnsan, hayvanların daha erken zaman türlerinden gelişmiştir” tezine “doğru, yanlış” ya da “emin değilim” yanıtlarından birini vermeleri istedi.

Araştırmaya katılanlar arasında, evrime en az inanların Türkler olduğu ortaya çıktı. Dergi, 2001 yılında aynı soruyu Japonya’da da sormuştu.

                                                                      

Araştırmaya katılan Türkler’in yarıdan fazlası evrime inanmadıklarını söyledi. Türkiye’nin ardından evrime en az inanan ülke Amerika oldu.

Science dergisine göre evrime en çok inanan ülke ise İzlanda oldu. İzlanda’yı Danimarka, İsveç ve Fransa izledi.

Habertürk

Komediye bakarmısınız?!..

Bilimsel teoriler için anket düzenlenmez. Bilimsel teorilere inanma/inanmama vs. duygu durumu oluşturulmaz. Bilimsel teoriler sınanır, gözlemlenir, kanıtlanır veya yanlışlanır…

Evrim canlılar için, zaman ve hareketin geçerli olduğu bir uzay zaman parçasında, meydana gelen en minik değişimin, öngörülemez sonuçlar doğuracağını söylüyorsa, (minicik bir tesadüf herşeyi yapabilir) ki söylüyor, ve bu değişimleri istatistikselleştirmeye (doğal seyir-bu bundan, şu ondan dolayı…)çalışıyorsa, ki çalışıyor, fakat bütün bu kazanımlarının nihayetin de madem açıklayabiliyorum öyle ise bakın ne kadar kolaymış, işte böyle oluyor, yok öyle tanrı vs. diyorsa, ki R.Dawkins diyor:), öyle ise bilimle çıktığı yolu yorumla kapatıyor demektir…

Aynı şekilde akıllı tasarım, zaman ve hareketin geçerli olduğu bir uzayzaman parçasında, meydana gelen minik bir değişimin öngörülemez sonuçlar doğuracağını söylüyorsa (minicik bir hesap hatası herşeyi bozabilir) ki söylüyor, ve bu değişimleri istatikselleştirmeye çalışıyorsa (parçadan bütüne canlı formunun karmaşık yapısının ortaya konulması) ki çalışıyor, fakat bütün bu kazanımlarının nihayetin de madem ben artık bu karmaşık yapıyı gözlemliyorum o kadar kolay bir şekilde meydana gelmesine rağmen konum ve momentumu kesinsiz parçacıklar hep beraber sanki bir emir almışlarcasına hareket etmişler diyorsa, ki diyor öyle ise bilimle çıktığı yolu yorumla kapatıyor demektir.

Allah’a iman, laboratuvar ortamından somut deliller elde edilerek ulaşılan bir sonuç değildir! İnanmamak gerektiğinin delillendirilemeyeceği gibi! Fakat, birşeyin herşeyle bağlantılı olduğu evrende, bir şeyler içerisinde bir şey olarak, diğer herşeyle aramızdaki bağlılığı, hepimizi var eden ortak bir yaratıcı yorumu, diğer iki antitezin tersine ispatlanma derdi taşımıyor. Keza iman, kendini bilmek ve kendine bildirilenlerle ilgili…

Kainata dair gözlem ve araştırma ile kainatın işleyişinin gizlerini ortaya çıkarma, “islam” ile çelişkiye girermiş gibi bir sunum, bilime ihanettir. Bulunan, gözlemlenen, sınanabilen doğrular tek başlarına olduklarında mesajsız gibi düşünülebilir, fakat bütüncül bir sistem olan “islam” bütünü yani kainatın işleyişi ve insanın serüvenini lokal olarak değil, bütün olarak ifade eder. Tam karşılığını söyler. İşte bu! der…

Kısaca bilim, madde ötesi kanıt bulamaz gibi duruyor mevcut durumda… Çünkü madde kararlı bir yapıda bilime veri sağlarken, sınanabilir bir pozisyondur. Madde ötesinin aksi bir şekilde o kararlı yapı gibi davranışlarda bulunmaması ya da o karar sağlayıcı değişkenlerden bağımsız olması, belki çok daha farklı bambaşka bir sistematiğe sahip olması, kanıtlanabilir, hatta hayal edilebilir bile değildir “bilim” için… Metodu uzay ve zamana bağlı olanın, uzay ve zaman dışı ile ilgili kanıta ulaşması olanaksızdır. Bir nevi gözlemci problemi

Kainatın, kendi kendine oluştuğunu kanıtlayamazsınız, moleküllerin, kendi kendine anlamlanabilir kainata ve anlamlayabilen insana doğru hep birlikte hareket ettiklerini kanıtlayamazsınız, kısaca herşeyi madde ve onun serüveni ile açıklamaya çalışan herhangi bir iddia ile ona karşı antitez olamazsınız!..

Reklamlar

Evrim, Bilim mi? İnanç mı?” üzerine 8 yorum

  1. Teşekkürler sniper21, fakat güzel diye nitelendirdiğinizi biraz daha açmanız, hem “okuyucu” için hem de “okuyucular” için daha faydalı olabilir diye düşünüyorum…

  2. islam akıl ve nakil dinidir,herşeyi aklımızla bilmemiz mümkün değildir,aklını esas alan nefsini ilah edinir,hatalar ardarda gelir.

  3. Güzel olmuş açayım o zaman.İslamiyet gerçekte asla bilimi reddetmemektedir.Bilimi reddedenlerin dediği reddetmek bilimi değil evrimi reddetmektir.Yani benim ilk mesajda sadece güzel demem gibi.Ne güzel,neresi :-)
    Bilim evrimi reddeder doğru.Evrim bütün bilim midir peki?Hayır.Oysa islamiyet gelişmeyi,geliştirmeyi destekleyen bir dindir.
    Bu yazıda da bilim ve dinin aslında birbirini tamamladığı daha doğrusu dinin bilimi aslında destekledğini anlatması çok güzel..

    açıkladım “Okuyucu” ;-)

  4. konunun bütünlüğü ile ilgili değil ama kısaca bir şey söyleyip işe gideceğim;

    şu gözlemci problemi…

    hani artık tv ekranlarını neredeyse tamamıyla doldurmuş, stv deki “hayat dersi”, atv deki “müge anlı ile tatlı sert” türünden, programlar var ya insanların yaşadığı yıkımları, acıları, yaptığı ve yaşadığı çirkinlikleri vs. gösteren ve böylelikle izleyicilerde bilinç oluşturmayı ve bu tür olayları güya azaltmayı amaçlayan…

    işte tam da bu tür programların varlığı, bu tür olayların varlığınına ayrı bir neden oluşturuyor… ne de olsa bu insanlar, kendi programlarına malzeme olması için hep bu tür olayları gözleyip araştırıyorlar…. onlar bu tür arayış içinde oldukları için de, bu tür olaylar (Allah tarafından) var ediliyor; onların bakışını karşılamak için… hele bir de sebep potansiyeli fazla ise ki fazla… yani madde parçacıkları gözlendiklerini biliyor ve gözlemcinin niyetine, bakışına uygun bir şekilde davranıyor…

    (belki daha bütüncül bir yorumda) Görüşmek dileğiyle!

  5. Teşekkürler sniper21,
    Açıklama isteğimi mazur görün lütfen…
    İnanın bunun gibi konular birileri tarafından sürekli olarak bir yöne doğru sürüklenerek, manipüle ile o sürülen yönün popülerleştirilmesi sağlanarak, haketmediği pozisyonlara oturtulmaktadır zihinlerde…
    Bunun için bir bakışla kanaat etmemek, kollektif olarak ferdan ferda bakışlarımızı ifade ederek, bu popülaritenin aksi yönünün açılımlarının makuliyeti konusunda, olabildiğince hakkaniyetli, renkli yönler olduğunu göstermeliyiz.
    Tekrar teşekkürler…

    Ben de belirttiğiniz türden yayınlar için benzer düşüncelere sahibim, Degirmenlerekarşı
    Bu tür “günah”, “batıl” tasvirlerin yapılmasının, insanlardaki utanma duygusunu kırması, bu tür olaylara karşı ülfete sebep olması, dolayısı ile farkına varılmadan, toplumu batıla, günaha karşı duyarsızlaştırması gibi tehlikeleri gözden kaçırılmamalı. Fakat şu da bir gerçek ki, yıllardır özel kanallar bunu çok baskın bir şekilde yaptılar. Hatta toplumu kimbilir daha neler neler için hazırladılar. Dolayısı ile bahsettiğimiz döngünün şu an neresindeyiz onuda tartmak gerekir. Bu tür yayınların hitap ettiği muhatapların da neye ne kadar ihtiyaçları var o da ayrıca değerlendirilmeli. Müsbet niyetlerle, ihtiyacı olanlara hatırlatma, uyarma, temkinli olunmasını önerme anlamında yapılırsa, tümden gereksizler diyemiyorum, özellikle izleyici kitlesini düşündüğümde…

    Gözlemci konusunda ise, şimdilik ya da belki hiçbir zaman bilemeyeceğimiz bir gizem var. Parçacıklar öngörülemeyen, belirsiz bir durumdalar, sanki bir emir bekliyorlar… Bir irade onlara “ol!” diyecek, o şekilde olacaklar, şeklindeki tasvir, bana çok hoş geliyor. Tabi fiziki alemdeki cari kanunlar dediğimiz, gözlemlediğimiz, sınanmış sebep ve sonuçlara benzer, fizikötesi, manevi durumlarımız için de bir takım cari kanunlar, sebep sonuç döngüleri olabilir. Belirttiğiniz üzere, burada niyet dediğimiz, fiziki eyleme ait “ruh”, sebep teşkil edeceği manevi pozisyon değişikliği için, fiziki atmosferinde oluşmasında bir başlangıç kaynağı görevi görüyor olabilir. Tabi, Allah (c.c.) dilediğini, dilediği gibi yaratır, cümlemizi herkesin malumu olsa da buraya eklemek istiyorum. Allah’ u alem…
    Teşekkür ederim…

  6. Türkiye’de az çıkması normal. Elhamdülillah müslümanız. Pek uyamasak da İslam’a, çoğunluk böyle diyor yani. :)

    Evrimin bilimle uzaktan yakından alakası olamaz. Çünkü İslam; bilimin ta kendisidir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s