Akis… (5)


Önce Tahlil!..

 

Yazarın kelimelerle, konumu ile, kime ne anlatmak istediğini gerçekten anlamaya çalışmadan ona karşı antitezlik iddiasında bulunmak tek taraflı bir devinim demektir. Bu, kişiyi yerinde saydırır, oysa hareket eden şu kainat içinde yerinde saymak, ister fiziki olarak isterse mecazisi ufuk planında olanı olsun, saçmalamaktır!

 

Benim anlattığımı anlamaya çalışmayan bir insanın, benim fikir planım, varlık hakkındaki görüşlerim, ulaştığım kanıların tarihi seyri, tatminlik derecesi ve inandığıma bağlılık kuvvetimi fehmetme açısından zerre kadar bir nasibi yoktur. Bunun farkında olan bir muhataba, anladığını ve tutarsızlık yakaladığını söylemek ise, muhatap tarafından, o anki duygu durumuna göre bazen acıma bazen de eğlence olarak değer bulacaktır!..

Balon Şişirmek…

 

Bir felsefe, bir düşünce sistemi, bir yargılar bütünü, bir kitap, bir kompozisyon, bir insan muhakeme edilirken, her biri için kullanılan yöntem ve mantık örgüsü, tutarlılığını ısrarla tekrar da değil, diğer etki içerisinde olduğu öğelerle çelişmemesinden kazanır, kapsadığı alan büyütülerek tümde tutarlılık aranmalıdır.

Önyargılı Bilim!..

 

Hiç kimse kainattaki hareketliliğe ve değişime itiraz etmez. Fakat kainatın hareketlerini tesadüfe verenlere itiraz eder…
Siz rastlantı dersiniz bir başkası Allah(c.c.) böyle takdir etti der. Bilim, yani soyut anlamda, sadece tanımlandığı yerde ‘Bilim’, ikisine de eşit uzaklıktadır.
Gözlemini yaptığınız bir olgunun neticesi için, sizin “doğal olan bu”, “çünkü böyle oluyor” demeniz onun bir tercih sonucu öyle olmadığı anlamına gelmez…

Tesadüf kavramı kasıt kavramının zıttıdır. Kasıtlı değil, bir irade neticesinde değil denilen her durum tesadüf anlamına gelir, ister bir kez olsun, isterse parçacıklar adedince, ister bir sebep sonuç silsilesi hep aynı neticelendiği için kanun olsun, isterse sebep ve sonuç alakasız olsun. “Kendi kendine” oluşumu, kanıtlanmış ya da “kanıtlanabilir” olarak sunmak bilim değildir!..

Düşünen Türkiye

 

Bir zamanlar Turgut Özal’ın meşhur bir lafı vardı; ‘konuşan Türkiye’ …
Ben bunu ‘düşünen Türkiye’ olarak düzeltiyorum. Şu basın-medya-haber sitelerinin altına girilen yorumlara bir göz atın ne dediğimi anlayacaksınız.
Okuduğunu nakleden, sadece konuşan bir Türkiye var. İnşaallah okuduğunu sorgulayan, düşünen bir Türkiye olacak…

Reklamlar

Akis… (5)” üzerine bir yorum

  1. “Konuşan bir Türkiye”

    Evet bende bazı yazıların altına yapılan yorumlara dikkat ederim bazen. O kadar saçma, yazıyla alakası olmayan yorumlar görüyorum ki. Bazı yorumları okurkende hiçbir şey anlamıyorum. Yanlıştan geçilmiyor. Konu hakkında bir fikrimiz, bir bilgimiz olduğundan değil de, laf olsun diye yazılıyor sanki.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s