Akis… (3)


Zerreler…

 

Allah (c.c.), kudreti herşeye yeten, bütün noksan sıfatlardan münezzeh olandır. Yani eğer bir zerre hareket etmişse bir an da, demek ki bu hareketin muhakkak bir hikmeti vardır.
Kainat, sürekli hareket eden mikro ve makrodan oluştuğuna göre, mikrodaki her bir hareket makro ile ilgili, makroyu meydana getirici olmalıdır.

Geçmişin hatırlanan olması, geleceğin, geçmişin üzerine bina edilmiş olabilmesi için, her bir zerre hareketinin bir sonraki hareketi, amaçlaması da gerekecektir. Zira andan sonraki an, bu harekete bağlıdır.
Eğer bir zerre amaçsız hareket ederse, yani bir sonraki anın makro uyumuna muhalefet ederek davranırsa, bu durum anlamlandırdığımız kainatın yok olmasına sebep olabilir. Öyle ise zerreleri bir amaca, yani anlamlanabilir kainata doğru hareket ettiren, BİR’ dir.

Dua!..

Dua çözüme bir giriş aslında…

Daha da genelleştirirsek, bir hareket bir sonraki durumu istemektir aslında…

Çünkü biliyoruz ki! bu hareketi yaparsak, bu olacak, ya da olmasını bekleyeceğiz, olmasını isteyeceğiz. Basitçe, el açılarak yapılacak dua, yapılması gerekli olan hamleyi tetikleyecek, hareketi yapma motivasyonunu arttıracaktır.
Fakat ille de metafizik anlamlar yüklemek istenirse, fizik olarak müsaitliğin dışında beklenilen arzu ve istekler varsa yani sebeplerin normal işleyişinde isteğinizin olma ihtimali yok ise daha da açıkça mucize beklentisi içinde iseniz, sizi kurtaracak olan hiçbir sebep mümkün görünmüyorsa ve siz ellerinizi açmış istiyorsanız…

İşte bu durumda sebeplerin tümünün sessiz kaldığı, sebepler ötesi bir çözüm gereksinimi, sizi, tam bir teslimiyet ile sebepler ötesi bir kudretten yardım istemeye, tüm sebeplerin müsebbibinden istemeye mecbur kılacak ve bu haliniz de istemek ile istenilen makamın aracısız kalması, yakınlaşması, sebepler perdesinin delinmesi olacaktır…

Öyle ise genelde hareket ve istemek yani dua, hayat demektir. Dua da sebepleri yırtmak ise apayrı bir sebepler silsilesi meydana getirecek, hayatınız değişecektir!..

Laikler…

Demokrasi ile laiklik karşı karşıya tespiti, insan merkezli düşünememenin, doğal olarak insancıl olmayan mekanik düşünce tarzının, insansız ülke değerlendirmesidir.

İnsanı tanıyan, insanı bilen ve insanlardan müteşekkil bir ülke perspektifinden bakıldığında, kim kimle karşı karşıya ortadadır.

İnsanlardan çok kavramlara değer veren bir azınlığın, kavramlar üzerinden insanlara hükmetmesi siyasetin doğasında var buna gocunmamak lazım,
fakat siyaset dışı kişi, kurum ya da sair örgütlenmelerin, kavram fanatizmine insanlara rağmen bu kadar sarılması, acınacak bir halde olduğumuzun en büyük göstergesidir!..

Anlatım…

Anlatılmak istenen anlatılmasını gerekli gördüğün hakikatleri, anlama pozisyonuna gelene kadar ki yollarda bulunanlara anlatma!..
Zira anlamak için gerekli olan duruşta, frekansta değilse muhatab, anlatılanları anlamaktan ziyade, anlatanla uğraşacak, anlatılmışlarla kıyaslayacak ve anlayamayacaktır!..

Aşk…

Aşk; kişiye göre farklı bir üslup, farklı bir bakış, farklı bir duyuş olması itibari ile somut tanımlanamaz, belki maşuk’a göre üslup takınmak, ona göre duymak, ona göre görmek denilebilir!..

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s