Meşhur Kelime “sorgulama”


Sorgulamanın bir kaliteye haiz olması için, sorgulanan düşüncenin, kuralın, yaşayışın, fiillerin dayandığı temellerin anlaşılması gerekliliği atlanmamalıdır… Zira temelden yoksun bir kuralın tek başına irdelenmesi bakmak-incelemek-sorgulamak değildir.

Düşünün, bir anayasa kitapçığı elinize alsanız, rastgele bir kanunu okusanız, fakat bu anayasanın, bir milletin yönetimi ve idaresi için kurulmuş olan devlete ait, devlet yönetimi için olduğundan bihaber olsanız, elbette maddeleri sorgulamanız yüzeysel ve çoğu zamanda hatalı olacaktır…

 

Örneğin;

Anayasa`nın 129. Maddesi :

  1. Görev ve Sorumlulukları Disiplin Kovuşturulmasında Güvence Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler. Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez. Uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili olanlar hariç, disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz. Silahlı kuvvetler mensupları ile hakimler ve savcılar hakkındaki hükümler saklıdır. Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir. Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri iddia edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması açılması, kanunla belirlenen istisnalar dışında, kanunun gösterdiği idari merciin iznine bağlıdır.

 

 

 

Bu maddeyi sorgulayalım, fakat devlete inanmadan, devleti bilmeden, devleti düşünmeden…

Eğer devletin ne olduğunu bilmiyorsak, yukarıdaki tüm madde içi boş satırlardan ibarettir. Hatta adamın biri özgürlüğümüzü kısıtlıyor, bazı meslekleri kayırıyor, kafasına göre ceza, disiplin -atıyor bile denilebilir… Fakat eğer, biz biliyorsak devletin anlamını, varlık nedenini, olması gerekliliğini, millet idaresini vs. yukarıdaki madde de anlamını bulmaya başlayacak, konu ile ilgili derinliğimize göre de metnin üzerinde müspet yorumlar yapabilmemize sebep olacaktır.

 

Sözün özü:

 

ALLAH c.c.’a inanmadığınızda islam ile alakalı sorgulamaya çalışacağınız her düstur size çelişkili, muamma, mantıksız vs. gelebilir. Zira İSLAM ZATEN ALLAH c.c.’a İMAN ETMEKTİR…

 

Örneğin:

 

Neden ALLAH c.c. imtihan ediyor?

 

Neden ALLAH c.c. cehenneme atıyor?

 

Neden ALLAH c.c. bizi yarattı?

 

Neden namaz kılmak farz?

 

Neden 4 kadına kadar nikahlamaya izin verilmiş?

 

Neden ALLAH c.c. peygamber göndermiş?

 

Tüm bu ve benzer soruları ALLAH c.c.’u tanımadan yapacağınız sorgulama yarım ve kalitesiz olacaktır. Cevabın tatmin ediciliği izafidir şüphesiz, fakat cevapların mantığı kendi sistematiğinde makul müdür? Değil midir? Ona bakılarak en azından insaf ölçüsünde, senin inancın sana, benimki bana diyerek tercih kullanırsın bu da işin doğrusu güzel olanıdır. Sorgulamada kalite budur.

 

Cevaplar:

 

Neden ALLAH c.c. cehenneme atıyor?

 

-Çünkü ALLAH c.c. mülkün yegane sahibidir. Mal sahibi mülkünde dilediği gibi tasarruf eder.

 

Neden ALLAH c.c. bizi yarattı?

 

-Çünkü ALLAH c.c. mülkün yegane sahibidir. Mal sahibi mülkünde dilediği gibi tasarruf eder.

 

Neden namaz kılmak farz?

 

-Çünkü ALLAH c.c. mülkün yegane sahibidir. Mal sahibi mülkünde dilediği gibi tasarruf eder.

 

Neden 4 kadına kadar nikahlamaya izin verilmiş?

 

-Çünkü ALLAH c.c. mülkün yegane sahibidir. Mal sahibi mülkünde dilediği gibi tasarruf eder.

 

Neden ALLAH c.c. peygamber göndermiş?

 

-Çünkü ALLAH c.c. mülkün yegane sahibidir. Mal sahibi mülkünde dilediği gibi tasarruf eder.

 

Tüm sorulara aynı cevap yeterlidir dikkat ederseniz.

Eğer ALLAH c.c.’un malikül mülk olduğuna iman etmişseniz, mal onun, mülk onun, herşey onun demişseniz, olanca benzer sorulara bu cevapla mukabelede bulunsanız dahi kendi sistematiğinde rasyoneldir, makuldür.

 

Aslında yukarıdaki sorulara daha tafsilatlı cevaplarda verilmiştir yüzyıllardır…

İslam alimlerinin sayısız eseri ALLAH c.c.’un varlığının delilleri, islamın akidelerinin derinlikleri, dinin düsturlarının makuliyetleri ile ilgilidir.

 

Nihayetinde inanç bir kabule dayanır. ALLAH c.c. yoktur(haşa!) diyen birine, öyle ise tesadüfen-manası olmayan-gereksiz bir insan hayatının ne değeri varda yaşamaya çalışıyorsun derseniz, “gen bencildir” diyecek, bu kabule inandığını söyleyecektir.

 

Tüm bu evrenin-herşeyin bir sahibi olduğunu da nerden çıkarıyorsun? Gibi bir soruya işte yukarıdaki cevap ile değil de, evren ile ilgili elde edilen malumatla bakış açınızı izah ederek cevap verirsiniz…

 

Kısaca;

 

Tüm nasılı niçini nedeni yaratan bir irade mi?

Tüm nasılın niçinin nedenin kaynağı rastlantı mı?

 

Sorularının cevabını sorgulamadan, cevapları olanları sorgulamayın!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s