Kimin yoluna… -1-

yol

Ebu Saîd el-Hudrî’nin aktarımına göre, Allah’ın Resûlü s.a.v. şöyle buyurdu:

“Sizler karış karış, arşın arşın sizden öncekilerin yolunu izleyeceksiniz/onların inançları ve yaşayışlarını ölçü edineceksiniz. İnsanın giremeyeceği küçük bir kiler deliğine girecek olsalar siz de onları takib edeceksiniz.”

(Hz. Peygamberin s.a.v.gelecekle ilgili bu ürpertici açıklaması üzerine biz sahâbîler) sorduk: Ya resûlallah!s.a.v. (İzlerini takib edeceğimiz bu topluluklar) Yahûdiler ve Hıristiyanlar mı olacak?

Şöyle buyurdu:  “Ya başka kimler olacaktı?” (Buhari, Enbiya 50; Müslim, İlm 6)

Diğer bir rivayete göre ise Allah Resülü s.a.v. şöyle buyurmuştur:

“Ümmetim kendisinden önceki ümmet topluluklarının bir kısmını karış karış, arşın arşın izlemedikçe Kıyamet kopmayacaktır.” Sahâbîler tarafından soruldu: Arkaları sıra gidilecek olan bu topluluklar Farslılar ve Rumlar (İranlılar ve Doğu Bizanslılar) mı olacak Yâ Resûlallah s.a.v.!

“İnsanları onlar temsil etmiyorlar mı? (Elbet onlar olacaklar.)” (Feyzül-Kadîr 6/261 Hn. 7224)

Okumaya devam et

Hizmet… -2-

Önceki yazıda ilmelyakinin ve aynel yakinin “bilgi, öğrenme, gelişme, tekamül” getirisinin yeterli olmayacağı, tam olarak “hakikati” bulamayacağı, eksikliğinden kaynaklı olarak da dünyayı imar etme ve yönetmede “mükemmeli” yakalayamayacağını teori etmiştik.

Her türlü düşünme, sorgulama, gözlemlemeyi tümevarım yani “akılcılık” olarak kategorize ettik. İlmelyakini “akılcılık” kavramına indirgemeyi hoş görmeyenler olacaktır. Büyülerini bozalım gitsin. Bir iğnenin ustasız olamayacağı, bir sanatın sanatçıya işaret etmesi tümevarımdır. Akılcıdır. Ve ilmelyakindir. İnsan ve kainata dair “sorgulamalar” bilim ve teknolojik veya sosyal bilimci ilerlemeler ister somut gözleme, ister soyut gözleme dayansın her durumda insan ürünüdür, insansıdır, akılcılıktır.

Okumaya devam et

Hizmet… -1-

‘“İlmel yakin”, “aynel yakinin” perdesidir. “Aynel yakin”de “ilmel yakinin” perdesidir.'(1)

İlmel yakin; bilmek, öğrenmek sonucuna ulaştıran sorgulama/gözlemleme yapmak olarak tarif edilebilir.Hakikatte bu sorgulama/gözlemleme tümevarımdır. İnsanın dış dünyada ve iç dünyasında (afak/enfüs) gözlemlediği sebep/sonuç uyumu, “mantık” çıkarımları daima tümevarımdır. İsterse bunları destekleyen “tümdengelen” kanıtlarla uyum olsun, farketmez yine de “tümevarımdır”. Zira insan, sebep/sonuç uyumu ile stabil fikir inşası yaptığı her gözlemini öncül bir başlangıca borçludur. Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan…!

“Evet, Biz ileride onlara delillerimizi gerek dış dünyada, gerek kendi öz varlıklarında göstereceğiz; ta ki Kur’ân’ın, Allah tarafından gelen gerçeğin ta kendisi olduğu onlar tarafından da iyice anlaşılacak. Rabbinin her şeye şahid olması yetmez mi?” Fussilet Suresi: 53.Ayet Meal:Suat Yıldırım

Okumaya devam et

Haşr Suresi

59-HAŞR SURESİ:

1 – Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah’ı tesbih etmektedir, O üstündür, hikmet sahibidir.

2 – Ehl-i kitaptan inkar edenleri, ilk sürgünleri yurtlarından çıkaran O’dur. Siz onların çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar da kalelerinin, kendilerini Allah’tan koruyacağını sanmışlardı. Ama Allah’ın azabı, onlara beklemedikleri yerden geliverdi. O, yüreklerine korku düşürdü; öyle ki evlerini hem kendi elleriyle, hem de müminlerin elleriyle harap ediyorlardı. Ey akıl sahipleri! İbret alın.

3 – Eğer Allah onlara sürgünü yazmamış olsaydı, elbette, onları dünyada başka şekilde cezalandıracaktı. Ahirette de onlar için ateş azabı vardır.

4 – Bunun sebebi şudur: Onlar Allah’a ve Resulüne karşı geldiler; Kim Allah’a karşı gelirse Allah’ın azabı şiddetlidir.

 
Okumaya devam et