Modern Fizik Işığında Kâinat-2 (Belirsizlikler Ve Determinizm)

Heisenberg, bir kuantum sisteminin gözlemlediğimiz zaman içinde bulunduğu “tarife dilemeyen” veya “bilinmeyen” durumunu ifade etmek için, kendi adıyla anılan meşhur “Belirsizlik İlkesi”ni ortaya koymuştu. Bu prensip temel olarak, bazı fiziki büyüklük çiftlerinin(mesela momentum-konum) aynı anda hiç hatasız ölçülemeyeceğini, çünkü bir parçacığın aynı anda tam olarak belirlenmiş fiziki büyüklüklere sahip olmadığını anlatmaktadır. Böyle bir sonucu doğuran [...]

Kuantum İzafiyet Teorisine Doğru

Fizik tarihinin çalkantılı dönemine girildiğinde Einstein, kuantum mekaniğinin temelinde bulunan Heisenberg’in “belirsizlik” prensibini kabul etmiyordu. O: “Yaratıcı zar atmaz!” diyerek, Yaratıcı’nın tabiatta yarattığı olayların tesadüfen meydana gelemeyeceğine, deterministik bir şekilde, önceden belirlenen bir plân dahilinde gerçekleşmesi gerektiğine inanıyordu.
Einstein; Podolsky ve Rosen’la beraber geliştirdikleri EPR çifti (Einstein-Podolsky-Rosen pair) teorisiyle aslında kuantum fiziğinin bir yanılgı olduğunu göstermeye [...]

Bohr-Einstein Kavgasında Bediüzzaman’ın Yeri-II

Reaksiyon ve Aksiyon
Maddiden maneviye bütün mahlûkatın arasındaki münasebetleri, işleyiş tarzlarını düzenleyen kurallar vardır. Hàlık-ı Kâinat bu iki farklı alemin kendi içindeki ve aralarındaki etkileşme kurallarını, kanunlarını yerleştirmiştir. Madde alemindeki kanunlar fizik, kimya, biyoloji, tıp, matematik gibi bilimlerle incelenirken; mana alemindeki kurallar din ve felsefenin konusu olmuştur. Maahaza, materyalist felsefe gibi bazı felsefeler mana aleminin varlığını [...]