Modern Fizik Işığında Kâinat-2 (Belirsizlikler Ve Determinizm)

Heisenberg, bir kuantum sisteminin gözlemlediğimiz zaman içinde bulunduğu “tarife dilemeyen” veya “bilinmeyen” durumunu ifade etmek için, kendi adıyla anılan meşhur “Belirsizlik İlkesi”ni ortaya koymuştu. Bu prensip temel olarak, bazı fiziki büyüklük çiftlerinin(mesela momentum-konum) aynı anda hiç hatasız ölçülemeyeceğini, çünkü bir parçacığın aynı anda tam olarak belirlenmiş fiziki büyüklüklere sahip olmadığını anlatmaktadır. Böyle bir sonucu doğuran [...]

Kuantum İzafiyet Teorisine Doğru

Fizik tarihinin çalkantılı dönemine girildiğinde Einstein, kuantum mekaniğinin temelinde bulunan Heisenberg’in “belirsizlik” prensibini kabul etmiyordu. O: “Yaratıcı zar atmaz!” diyerek, Yaratıcı’nın tabiatta yarattığı olayların tesadüfen meydana gelemeyeceğine, deterministik bir şekilde, önceden belirlenen bir plân dahilinde gerçekleşmesi gerektiğine inanıyordu.
Einstein; Podolsky ve Rosen’la beraber geliştirdikleri EPR çifti (Einstein-Podolsky-Rosen pair) teorisiyle aslında kuantum fiziğinin bir yanılgı olduğunu göstermeye [...]

Kuantum Seviyesinden Varlıklara Bakış

Latince’de Kuantum, tanecik manasına gelmektedir. Fizikte ise, bu kelime atom ve atomaltı seviyedeki tanecikleri tanımlamak için kullanılmaktadır. Fizikte Kuantum teorisi (mekaniği) denince, bu tür parçacıkların yapısı ve birbirleriyle olan tesirlerinin araştırılması anlaşılır. Eski Yunan’da Eflatun, felsefe yoluyla öğrencileriyle gerçeğe giden yolu arı yordu. Bugün de Rochester Üniversitesi’nden Leonard Mandel gibi birçok fizikçi de Kuantum teorisi [...]

Kuantum Fiziğinin Düşündürdükleri

Klasik fizik geçmişte Batı’daki “evren” görüşüne cevap verebiliyordu. Zira ne makrokozmos, ne mikrokozmos kavramları oluşmuştu. Atom, proton, kuvark, galaksi veya evrensel çekim gibi konular sözkonusu değildi. Modern fizikteki gelişmeler ise, birbirinden çok farklı iki dünyanın birlikte varolduğunu ve varlıklarını birlikte devam ettirdiklerini ortaya koydu. Bir yanda bizi çevreleyen bildiğimiz dünya: taşlar, ağaçlar, yıldızlar, kısacası makroskopik [...]

Bohr-Einstein Kavgasında Bediüzzaman’ın Yeri-II

Reaksiyon ve Aksiyon
Maddiden maneviye bütün mahlûkatın arasındaki münasebetleri, işleyiş tarzlarını düzenleyen kurallar vardır. Hàlık-ı Kâinat bu iki farklı alemin kendi içindeki ve aralarındaki etkileşme kurallarını, kanunlarını yerleştirmiştir. Madde alemindeki kanunlar fizik, kimya, biyoloji, tıp, matematik gibi bilimlerle incelenirken; mana alemindeki kurallar din ve felsefenin konusu olmuştur. Maahaza, materyalist felsefe gibi bazı felsefeler mana aleminin varlığını [...]

Bohr-Einstein Kavgasında Bediüzzaman’ın Yeri-I

Tefekkür için her türlü mahlûk iyi bir objedir. Çünkü her biri tek tek ve sınıf olarak mükemmel yaratılmışlardır, abes ve israf hiçbir yerde yoktur. Kur’ân-ı Kerim’de bu mealde birçok ayet vardır. Tefsirlerde, hususan Risale-i Nur’da bu konu en ince detaylarına kadar işlenmiştir.
Tefekküre mevzu olan herbir mahlûk, Allah’ın isimlerinin birçoğunun tecellisini taşır. Esma-i Hüsna’dan birkaçı bir [...]