Sevinçler Etiketlendi: | bayram, dua, Hz.Muhammed girildi
"Tabiat; umumî ma’nâda varlığın bütünü, husûsîyetleri ve yaratılıştan gelen özellikleri.. insanda ise, onun huyu, mizâcı, karakteri ma’nâsına gelir. O, hangi şekliyle ele alınırsa alınsın, Kudret-i Sonsuz’un eliyle işlenmiş bir dantela, Yaratıcı Güç’ün elinde bir kanun ve O'nun hikmetlerini terennüm eden bir kitaptır. Tıpkı madde gibi, tabiat da hissiz, şuursuz ve idrâksizdir. Bu itibarla da o, hem hergün bağrında var edilen bunca yaratık, hem de şuur, irâde, idrâk ve ilmî plânlar isteyen bütün varlıkların diliyle kendi âcizliğini ve fakirliğini haykırmaktadır. Yani,arkasındaki muhît ilmi, muhteşem kudreti ve akıllara durgunluk veren bir irâdeyi âvâz âvâz ilân etmektedir." *** Sevinçler Etiketlendi: | bayram, dua, Hz.Muhammed girildi
| okuyucu on Dua… | |
| n.d. on Dua… | |
| yansma on Dua… | |
| yansma on Dua… | |
| okuyucu on Dua… |
WordPress.com'dan blog alın. Tema Digg 3 Column, WP Designer tarafından yapılmıştır.

Amin…
Duanın içeriği çok güzel fakat Efendimiz sallallahualeyhivesellem in düşmanları çok çetindi,neden dostlarımız gibi düşmanlarımız da birbirlerine benzesin diye dua ettiniz,hikmeti nedir?
Hayırlı Bayramlar…
Teşekkürler @yansma,
bayramını tebrik ederim…
En müstesna, özel ve güzel zaman dilimi muhakkak ki O’ (s.a.v.) nun yaşadığı zamandı. Düşmanlarına karşı, maddi manevi mutlak zafer de Efendimize(s.a.v.) mahsustur. İslamın düşmanları, günümüzde de, O’ (s.a.v.) ‘ in karşısında dize geldikleri gibi dize gelsinler inşaallah!..
Bu “dize gelme”yi hem maddi, hem de manevi olarak kullanıyorum. Önceleri düşman safında olup, büyük sahabeler(r.a.) arasına girenler oldugunu, bu karşı saftakilerin nesillerinin de çoğunun müslüman oldugunu biliyoruz.
Bunu kast etmiştim.
Dize gelmek saklı ise düşman sözcüğünde elbette dua daha anlamlı, daha kapsamlı olmuş
o halde duanıza elfü elfü amin hele de böyle anlamlı bir günde…
selametle
Bayramdan bayrama görünse bile bu yolun yolcuları daim ihvanlarına duadadır,hayırlı bayramlar…
Duayı okuyunca aklıma ilk gelen, (düşüncem doğru veya değil) duanın imkansızlık içerdiği oldu. Şöyle ki: her şey kıyamete doğru ilerlerken (ve bu da bir bakıma her şeyin daha kötüleşeceğinin habercisi iken) nasıl olur da asrımız saadet asrına dönüşebilir. Tüm insanlık adına konuşuluyorsa bu böyledir. Ancak kişisel veya toplumsal olarak belki böyle bir talep de bulunulabilir. Diğer yandan sözünü ettiğim bu imkansızlık, asrımızı saadet asrına benzetmek için çalışıp çabalamamıza da engel değil.
selamün aleyküm!
okuyucu: aleykümselam…
“Allahım, Sen zikredilmeye en lâyık olansın, ibadet edilmeye ancak Sen lâyıksın, (yardım) istenilenlerin en çok yardım edeni, saltanat ve güç sahiplerinin en şefkatlisi, kendisinden bir şeyler dilenilenlerin en cömerdi, verenlerin en eli açığı, her şeyin sahibi Sensin. Senin ortağın yoktur; eşi ve benzeri olmayan yegâne varlık Sensin. Senin zatından ve rızandan başka her şey helake mahkûmdur. Sana ancak Senin iznin ölçüsünde itaat edilir ve ancak ilmin dahilinde Sana isyan edilir. Sana itaat edilir, karşılığını verirsin, Sana isyan edilir, mağfiret edersin, her şeye en yakın şahit Sen, en yakın koruyucu da Sensin, nefislerin (arzularının) önüne geçer ve perçemlerden tutarsın. İnsanların fiillerini yazdın ve ecellerini takdir ettin. Kalbler Sana akar, gizli Senin yanında ayandır. Helâl Senin helâl kıldığın, haram da haram kıldığındır. Din, Senin teşrî buyurduğun; emir, Senin hükmettiğin;
Mahlûk, Senin mahlûkun; kul, Senin kulundur. Sen, Rauf ve Rahîm olan Allah’sın.”
Ya Hayy (c.c.), Ya Kayyum (c.c.)…
Bir şeyin olmasını dilediğinde ona “ol!” dersin oluverir!..
Yerde ve gökte, adının anılması ile asrımızı, “asrı saadete” benzetecek isminle (c.c.) ki; Semii (c.c.) ve Alim(c.c.)’ Sensin…
Amin…